Güzel Bakışlılık

19 Aralık 2018 Çarşamba, 17:26

Kişiyi tanımlayan özgünlük veya özellik. Hayatta yaşama tarzı, bakışı, niyeti insanın hâl ve durumuyla kendini belli eder. Güzel bakışlılık huyların güzellerinden. İnsana anlam katan ve özgünleştiren. Olumluluk insanın asıl özü, olması gereken. İnsan insana kapı, insan insana gönül veren, insan insanı ferahlatan ve huzur veren bir varlık. Tersi de olumsuzluklar anlamında söz konusu.

Niyetler insanın yönünü ve gidişini, davranışlarını belirler. Halis, iyi ve güzel niyetler hayatı anlamlı kılar. Art bakışlılık tam tersi. Sevgi güzel bakışlılıktan doğar ve sürer. Şiirin güzelliğine yansıyan hâl veya durum. Bu hayatın hemen bütün alanları için geçerli.

Olumluluk hayata yansırsa etkisi geniş olur. İnsanın kendisiyle sınırlı kalmaz. İnsanı yoran hallerden uzak durmak gerekir. Günümüz insanı çok gerilimli. Dünya hırs ve tamahı hayatın bütününü kuşattığından, kendi özgünlüğünü koruyamıyor ve kapılıyor. Hırs ve tamah kurt gibi insanın ruhunu kemirir. Altından kalkılamaz.

Dünya elbette bir cennet değil. Cenneti de cehennemi de insan oluşturur. En etkin varlık çünkü. İnsanın kapıldıkları ya da kendini denetleme hâlleri insanın durumunu belirler. Dinler insanları şekillendirir. Dinsizlik ya da benzeri durumlar da oluşturulan yapay dinlerdir. İnsanların inanma ve bağlanma gereksinimleri durumlarını tanımlar.

Güzellikler de dinlerin bakışında kendini gösterir. Efendimizin özellikle vurguladığı, “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için geldim” bu kutlu söz hem geçmişe hem de geleceğe bir bakış. Var olan bir ahlâkın tamamlanması vurgusu öne çıkar. İslâm medeniyeti Hz. Âdem ile başlar. Peygamberler silsilesi İslâm medeniyetinin oluşum sürecidir. Peygamberler insanlara iyilik ve güzellikleri anlatmak için görevli elçilerdir. Bunların kimi sözlü, kimileri kitabi görevlidirler.

Peygamberlerin hiç biri olumsuzluk öğütlemez. Hiç biri insanın zararına olacak bir yönlendirmede bulunmaz.

İslâm hükümler içerir. İnsana yön verir yapılması gerekenleri emir buyurur. Bunlar mutlaka yapılmalıdır. Yapılırsa insanın hayrına ve iyiliğine. Yapıp yerine getirmez ise bu kendi zararına. O an için belki bunun yansıması olmaz ama gelecekte mutlaka karşısına çıkar. Güzel bakışlar ise Peygamberlerin gösterdiği yol ve yön üzerinedir.

Bizler elbette medeniyetimizden sorumluyuz. Yükümlülüklerimiz var. Sadece kendi nefsimiz ile kendimizi sınırlamayız. Güzel bakışlılık dışa yansıyan durum. Hasut, kindar, öfkeli bakışlılık insanı kendinden uzaklaştırır, yabancılaştırır. Nefret dili olumsuz bir yansıma ve bir bakış. Nefret ve öfke dili de olumsuz bakıştan yansır, onun ürünü ve sonucudur.

Şeytanın albenili, süslü, çekici dil ve bakışının sınırları dar ve geçicidir. Etkisi olumsuz olur. Sonuçları hiçbir zaman iyiye çıkmaz.

Şiirimiz ve ruhumuz güzelliklere olunca hayat bir başka anlam kazanır. Bu insana huzur verir, sevgi sunar. Ümmi Sinan’ın şu dörtlüğü ne çok şey anlatır.

“Gül alırlar gül satarlar

Gülden terazi tutarlar

Gülü gül ile tartarlar

Çarşı pazar güldür gül”

Bir kentin ya da kasabanın ruhu çarşısından belli olur. Oraya varıldığında haller insanları tanımlar ve belli eder. Gül hem görünüm olarak güzel, hem kokusu güzel hem de temsili bakımından önemli. Çünkü biz Sevgili Efendimizi gül ile sembolize eder ve tanımlarız. Gül bakışlı, gül ruhlu ve gül güzelliğinde. Güzel bakan güzel görür. (Milli Gazete)