Düşünce Arılığı

28 Kasım 2018 Çarşamba, 11:14

Müslüman’ın zihin dünyasında olumsuzluk içeren tüm yabancılıklardan arınma hayatın doğası ve ilkesi. Yabancılık insan zihnini bulandıran edimler ancak Müslüman’ca bir duruş ve yaşayış ile atılabilir. Hayatın doğası doğaçlamadır. Zorlamalar insana yük olur sapmalara götürür.

Günümüz ideolojileri ya da ideolojisizlikleri sapmadır ve yabancıdır. İnsanın doğasına aykırıdır. İnsana yük ve kamburdur.

İnsanlığın bunalımının nedenleri doğasına aykırılıkların yoğunlaşması. Her geçen gün insanlığın sorunları artıyor. Cinayetler, ölümler, tehditler, entrikalar, tacizler, kadınlara dönük işkenceler, darplar, gasplar, dolandırıcılıklar, bunalımlar, intiharlar gibi olumsuzluklar yoğunlaşıyor. Tatminsizlikler ve doymazlıklar sınırsız. Doyumsuzluklar tüketime, tüketim kişilerin ekonomik gücünü zorluyor. Buna bağlı olarak hırsızlıklar, dolandırıcılıklar ve sahtekârlıklar artıyor. Genelde toplumun bilgisizliği ve bilinçsizliği ileri sürülür, din ve geleneksel yaşayışların insanlar için engel olduğu varsayılır. Okuma oranını ve bilgilenmenin giderek arttığı bir gerçek. Modern hayat ve yaşama serbestliği ileri düzeyde. Böyle olmasına karşın artan olumsuzlukların izahı nedir? Bu sorunun ve sorunların karşılığı bulunamıyor ya da bulunmak istenmiyor.

İslâm inanç ve düşüncesinde insanlığın temel sorunlarını olumsuz etkileyen kesin yasaklar var ve bunlar çok değil. Haramlar kesin yasaklardır. Alkol, zina, hırsızlık, haram yeme, kul hakkı, şirk koşma, katl -yani insan cinayetleri- vb. durumlar. Bunlara eklenebilecek aşırı bir şey yok. Bunlar da büyük günahlar olarak tanımlanır.

Cinayet ve ölümlerde bile mümkün olduğunca insan kurtarılmaya çalışılır. İnsan kurtarma insanlık için daha hayırlı. Ne yazık ki insan öldürme yarışı, kelle hesabı öç almalar başlı başına bir sorun. İnsanların kurtuluşunu sağlamak yerine nefret ve kini arttırıcı ve boyutlarını büyütücü bir girişim olur sadece.

İnsanlığın ölümü en temel sorun. Bu sadece cinayetlerle sınırlı değil, egemenlerin insanı hiçe sayan ve her geçen gün insanlık kırımına giden bir süreç. Bütün sorun emperyal ruhlu doymazlık. Bu çok büyük bir boyutta.

Silâh, ilaç, teknoloji, giyim kuşam sektörleri ve daha niceleri insanlığı bunalımlara sürükleyen nedenler. Tüketim ve faiz iç içe olan helezonlar. Birbirini besleyen ve tetikleyen başlıca sorunlar.

İslâm insanı uç durumlarda sakındırır. İsraftan tutun türlü savurganlıkları olumlamaz.

İnsanların birbiriyle olan nefretleri çok yönlü. Giderek bulaşıcı bir özelliğe bürünüyor. İnsan sevgisi, kardeşliği, dayanışması her geçen gün zayıflıyor. Hırs ve tamah hem devletler, hem kurumlar hem de insan tekleri düzleminde yaygın. Kimse kimsenin hak ve sınırlarını tanımıyor.

Müslümanların kendilerine örnek alabileceği geçmişleri var. Geleceklerini bunun üzerine inşa edebilirler. Medine’de ensar muhacir uygulamasının yeryüzünde bir başka örneği yoktur. Müslümanlar bunu kültür ve düşüncelerinde rahatlıkla uygulayabilirler. Bu durumda kardeşlik ve insanilik mevcut.

Zihni arılık, düşünce arılığı ancak yabancılıklardan arınmakla ve öz değerlerine yeniden kavuşmakla gerçekleşebilir. İnanç ve düşünce temelli yaşama biçimi sorunların azalmasını sağlar. Öncelikle zihinlerimizde yer eden kemikleşen ve putlaşan edimleri dağıtmak. Sevgi ve dayanışmayı artırmak, birbirine güven vermek ve sağlamak. Yabancılıklardan uzaklaşma önemli hamle getirir. İsraf, tüketim, aşırılıklar, nefret ve sorumsuzlukları uzak tutmak.

İyi ve güzel düşünme çabası, hayırlı sonuçları dileme duygusu insanın özü olmalı. İnsan insana güvenmeli. Samimiyet ile yaklaşılmalı. Kişilerin olumsuzlukları ölçü alınırsa giderek bir çıkmaza sürüklenilir. Hayrı iyiliği ve güzelliği hayatın ilkesine dönüştürme ideali. (Milli Gazete)