John Bolton iş başı yapıyor!

08 Nisan 2018 Pazar, 11:14

ABD Başkanı Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanlığı’na getirdiği John Bolton’un Pazartesi günü iş başı yapacak olması Washington’da en fazla tartışılan başlıklardan biriydi. Bir diğer önemli başlık ise ABD ve Çin arasında stratejik “tavuk oyunu”na döndürülen yeni gümrük tarifeleriydi. Bu restleşmeler, tarafların her geçen gün el yükseltmeleri oyundan önce kimin çekileceği yönünde bahislere konu bile oluyor. “Ticaret Savaşları” için birer peşrev niteliği taşıyan misillemeler ABD ve Çin’i olduğu kadar birçok ülkeyi de yakından ilgilendiriyor.

Trump’ın 12 Mayıs’dan sonra ABD’yi “İran nükleer anlaşması”ndan çekmesi kuvvetle muhtemel. Trump’ın Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın yerine “CIA”nın şahin başkanı Mike Pompeo’yu önermesi, Ulusal Güvenlik Danışmanı General McMaster’ın yerineyse meşhur Neocon’lardan Bolton’u getirmesi anlaşmanın çöpe atılacağına işaret ediyor. Bolton’un, George W. Bush döneminde Dışişleri Bakanlığı’nda silah kontrolüyle ilgili birimde üst düzey görev yaparken, Irak’ın kimyasal ve biyolojik kitle imha silahlarına sahip olduğunu en fazla savunanlardan biriydi. İddianın gerçek dışı olduğu Irak’ın işgalinden sonra anlaşılmıştı.

İsrail yanlısı bir şahin olarak sivrilen Bolton, Irak’ın çökertilmesinin ardından İran için de benzer bir tavır sergiledi. Bolton geçen yıl, “İran Nükleer Anlaşması”nın bozulması için hazırladığı plânı Beyaz Saray Baş Stratejisti Steve Bannon üzerinden Trump’a ulaştırmaya çalıştı. Ancak Ulusal Güvenlik Danışmanı General McMaster ile Beyaz Saray Genel Sekreteri General John Kelly, Bolton’un Trump’a erişimini engellediler. Dışişleri Bakanı Tillerson ve Savunma Bakanı James Mattis de “İran Nükleer Anlaşması”nın devamından yanaydılar.

İran konusunda Trump, Bolton, Pompeo ve ABD’nin BM Büyükelçisi Nikki Haley aynı hisleri paylaşıyorlar. Bolton’un atamasını sevinçle karşılayan Haley birlikte harika işler yapacaklarını söyledi. Perşembe günü Duke Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Haley İsrail’e bağlılığını bir kez daha beyan ederken, Bolton’un İsrail aleyhtarı kararları sebebiyle Birleşmiş Milletler’e yönelik tepkisini paylaştığını vurguladı. İsrail’in Gazze’de 17 Filistinliyi katletmesinin ardından Haley’in Duke Üniversitesi’deki konuşmasında “İsrail, Ortadoğu’da demokrasi ve insanlık onuru için yalnız bir ses” diyebilmesi aslında herşeyi anlatıyor.

Bolton’un İran’ın Akdeniz’e ulaşmasını engellemek için Irak ve Suriye’den kopartılacak topraklarda Sünni Araplardan teşkil edilecek bariyer bir devletçik kurulmasını savunduğunu ayrıca hatırlatalım. Bu yüzden Bolton da ABD askerlerinin Suriye’de kalmasını istiyor.

“Nükleer Silahları Önleme Ulusal Koalisyonu” adı altında biraraya gelen 100 civarında etkili isim ise Trump’a hitaben bir mektup yayınlayarak “İran anlaşması”nı çöpe atmamasını istedi. Demokrat ve Cumhuriyetçi eski Kongre üyelerinin de yer aldığı grupta 50 eski subayın yanı sıra 31 eski büyükelçi yer alıyor. Grupta CIA eski Başkanı General Michael Hayden, Ulusal İstihbarat eşki Başkanı James Clapper, Ulusal Güvenlik eski Danışmanı Brent Scowcroft, Ulusal İstihbarat Konseyi eski Başkanı Prof. Joseph Nye, emekli büyükelçiler James Jeffrey, Morton Abramowitz ile “Dış İlişkiler Konseyi(CFR)” üyesi Prof. Vali Nasr da var.

İmzacılar 10 maddede sıraladıkları gerekçelerle İran anlaşmasının devam etmesinin ABD’nin çıkarlarına uygun olduğunu savunuyorlar. Bu maddelere göre, anlaşmanın bozulması halinde İran nükleer silaha daha da yaklaşacak, Çin ve Rusya’nın ABD küresel liderliği karşısındaki konumları güçlenecek, ABD’nin taahhütlerine yönelik uluslararası güven zedelenecek, bazı ülkelerin nükleer silah geliştirme motivasyonları artacak, ABD’nin Avrupalı müttefikleriyle ilişkisi zayıflayacak. Özetle söylemek gerekirse Bolton bir sorun olarak daha çok tartışılacak. (Yeni Şafak)