Beyaz Saray’daki cephe savaşları!

04 Mart 2018 Pazar, 10:33

Önceki yazımda ABD Başkanı Trump’ın çelik ve aliminyum ithalatına ek gümrük vergisi getirme kararının Washington ile Çin arasında “ticaret savaşları”başlatacağını belirtmiştim. Bu karar Kanada, Güney Kore, Meksika ve AB ülkeleri gibi Washington’ın müttefiklerini de yakından ilgilendiriyor. Önümüzdeki süreçte ABD ile birçok ülke arasında ticari misillemeler bekleniyor. Misillemelerden ABD’de en fazla zarar görecek sektör ise gıda sektörü olacak.

Konu, Beyaz Saray’daki “Küreselciler” ile “Ulusalcılar” arasında çatışma unsuruydu. Bir tarafta Ulusal Ekonomi Konseyi Başkanı Gary Cohn, Savunma Bakanı James Mattis ile Hazine Bakanı Steve Mnuchin yer alır iken, karşı cephede “Ticaret şahinleri” olarak nitelenen Ticaret Bakanı Wilbur Ross ile Ulusal Ticaret Konseyi Başkanı Peter Navarro yer alıyordu. Karar, Cumhuriyetçi Parti’nin serbest ticareti savunan ana akım Kongre üyelerini de rahatsız etti. Çelik ithalatına getirilen vergilerden Güney Kore ve Kanada başta olmak üzere ABD’nin bazı müttefiklerinin muaf tutulup tutulmayacakları ise açıklık kazanmış değil. ABD’nin yerli çelik üreticileri için zafer olan ek tarifeler ucuz çelik ithalatına bağlı sektörler için ağır maliyetler getiriyor. Tarifelerin lehinde ve aleyhinde olan kanatlar da çıkarları çelişen sektörlerdeki büyük şirketlerle ilişkililer. Yani mesele, istihdam meselesi falan değil.

Tarifelerle ilgili mücadeleyi kaybeden Gary Cohn’ın görevden ayrılabileceği söyleniyor. Beyaz Saray reddediyor ama Ulusal Güvenlik Danışmanı General H.R. McMaster’ın da gideceği yönündeki söylentiler yoğunluk kazandı. İddialara göre Savunma Bakanı James Mattis ile Beyaz Saray Genel Sekreteri John Kelly, McMaster’i göndermek için bir plân üzerinde çalışıyorlar. Trump’ın ilk Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn, “Rusya soruşturması” sebebiyle bir ayı bile doldurmadan görevden el çektirilmişti. Şimdi de Beyaz Saray İletişim Direktörü Hope Hicks, ‘Rusya Soruşturması”’ ile bağlantılı olarak ayrıldı. Kushner ve Trump ailesine yakınlığıyla bilinen Hicks bu göreve getirilen dördüncü isimdi.

Bu arada Trump’ın kıdemli danışmanı ve damadı Jared Kushner’in geçici güvenlik izninin kalıcı izne dönüştürülmemesiyle ilgili soruna da değinmek gerekiyor. Trump, son sözü John Kelly’nin söyleyeceğini duyurmuştu. Kelly, Kushner’in (ve aynı konumda olan diğerlerinin) en üst seviyedeki hassas bilgilere erişimini kısıtladı. Bu kararın Trump tarafından hiç de hoş karşılanmadığı söyleniyor. Ancak Kushner’inTrump üzerinden hassas bilgilere erişebileceği yorumları yapılıyor. Kushner ve İvanka çiftinin özel işleriyle görevlerinin biribirine karıştığı iddiaları da medyanın gündeminde. Kushner’in ticarî bağlantılarının “Rusya Soruşturması”nı yürüten Robert Mueller’ın yakın merceğinde olduğunu da bilhassa kaydetmek gerekiyor.

ABD’nin Panama Büyükelçisi John Feeley, Trump’ın Latin Amerika ve Afrika ülkeleri hakkındaki ağır hakaretler içeren sözleri üzerine istifa etmişti. Bu ayın başlarında da Dış İşleri Bakanlığı’nın beyni olarak nitelendirilen müsteşâr Thomas Shannon emekliye ayrılacağını açıklamıştı. Şimdi de ABD’nin Meksika Büyükelçisi Roberta Jacobson ayrılıyor. Jacobson, 30 yıldan fazladır görev yapan kariyer diplomatları arasındaydı. Jacobson’ın kararında Trump’ın Meksika ile ilişkileri gerginleştiren politikasının rol oynadığı söyleniyor. Ses getiren bir diğer gelişmeyse, Dışişleri Bakanlığı’nın Kuzey Kore için Özel Temsilcisi olan Joseph Yun’un istifasıydı. Diplomasi çevrelerinden gelen yorumlara göre ABD, Kuzey Kore meselesinde en yetkin müzakerecisini kaybederek dış politikadaki tecrübe açıklarını büyüttü. Özetle söylemek gerekirse, Washington’daki ‘yönetim kaosu’ ivme kazanarak devam ediyor. (Yeni Şafak)