Beyaz Irkçılar yalnız başlarına mı katliam yapıyorlar!

20 Şubat 2018 Salı, 10:42

14 Şubat günü, 19 yaşındaki Beyaz Amerikalı Nikolas Cruz, Florida eyaletindeki bir lisede 17 kişiyi öldürdü. “Breitbart News” başta olmak üzere Cumhuriyetçi Parti’ye yakın Sağ’cı medya, ABD’ye aileleri tarafından çocuk yaşta getirilen bireylerce işlenen suçları bütün göçmenleri hedef alan içerikle sunuyor. Saldırıyı ‘terör’ kategorisine sokuyorlar ve failin ‘göçmen’ olduğunu özellikle belirterek okurlarına yansıtıyorlar. Katil ‘Beyaz Amerikalı’ ise, onu zihinsel hastalıklı, aile problemleri yaşayan, anti-sosyal bir tip olarak tasvir ediyorlar. Cruz için de benzer bir yaklaşım sergilendi. Öte yandan bir zamanlar “Siyahlar”a yönelik düşmanca duyguların “Hispanikler”e ve Müslüman göçmenlere yöneldiğini kaydedelim.

Trump, Meksika sınırına duvar örmek ve “DACA” olarak bilinen düzenlemeden yararlanan göçmenleri sınır dışı etme vaadinde bulunmuştu. Trump’ın göçmen politikasını danışmanı Stephen Miller yürütüyor. Miller, 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi’lerden kaçarak ABD’ye göç eden bir Yahudi aileye mensup. “Breitbart News”ın eski yazarı Miller, göçmenlerle ilgili olarak yürütülen iki partili çalışmalarda Trump’ın baş müzakerecisi konumunda. Ancak ana akım Cumhuriyetçiler ve Demokratlar Miller’ın göçmen karşıtı sert tutumundan rahatsızlar. Miller geri çekilmedikçe bu çalışmalardan olumlu bir sonuç çıkmayacağını ifade ediyorlar.

ABD’de ekonomi kötüye gittiğinde, Amerikalılar işlerini kaybettiklerinde gözler günah keçisi olarak Hispanikler’e ve Müslümanlara çevriliyor. Irkçıların 2040’lı yıllarda Beyazlar’ın azınlık durumuna düşecekleri, böylece “Beyaz Amerika”yı var eden kültürel değerlerin yok olacağı şeklinde köpürttükleri propaganda Cumhuriyetçi siyasetçiler üzerinde de etkili oluyor.

5 Şubat’ta, “Güney Yoksulluk Hukuk Merkezi SPLC”nin internet sitesinde “Alt-Sağ insanları öldürüyor” başlıklı bir yazı okumuştum. “Alt-Sağ(Alternatif Sağ)” tabiriyle Beyaz Irkçı grupların kastedildiğini belirtelim. Yazıda 2014-2018 yılları arasında Beyaz Irkçı bireylerce gerçekleştirilen 13 katliama yer veriliyordu. 43 kişinin öldüğü, 60’dan fazlasının yaralandığı 13 vakadan 9’u 2017’de, 1’i ise 2018’de gerçekleşmiş. Faillerin en büyüğü 30 yaşını bulmuyorken en küçüğü 17 yaşında. Bazı failler zihinsel hastalık bulguları sergilerken, istisnasız hepsi aşırı Sağ gruplarla ilişkililer veya bu gruplarla aynı kültürel çevrede yaşadılar. Yazıda katillerin göçmenlere yönelik nefret ve öfke ortamını paylaştıkları da kaydediliyordu.

15 Şubat’ta “Associated Press”in yayınladığı haberde Nikolas Cruz’ın ‘Beyaz Milliyetçi’ bir gruba mensup olduğu ileri sürüldü. Cruz, atış talimleri de yapan böyle bir milis grubuyla ilişkiliymiş. Cruz’ın mutsuz bir aileye mensup olduğu, çevresinde olumsuz davranışlar ve görüşler sergilediği ve katliam yaptığı liseden atıldığı da ortaya çıktı. Güvenlik yetkileriyse Cruz’ın saldırıdan tek başına sorumlu olduğunu savunuyorlar. Burada asıl mesele, sorunlu gençlerin Irkçı gruplar içinde yer bulmaları ve kolayca katliamcı kimliğine bürünmeleri.

Haberi okuduğumda “Alt-Sağ insanları öldürüyor” başlıklı yazıyı hatırladım. Yazı önemli bir uyarıydı ama önceki uyarılar gibi yetkililer “üç maymun”u oynamaya devam ediyorlar. Siyasetçilerin göçmenler aleyhindeki söylemlerinin ırkçı grupları cesaretlendirdikleri de bir gerçek. Florida Saldırısı’nın ABD’deki silah kontrolüne yönelik tartışmalarla ilgili boyutuna giremedik. Bu konuda da “Cumhuriyetçiler” ve “Demokratlar” arasında şiddetli tartışmalar yaşanıyor. Hatta Cumhuriyetçi Parti’nin büyük bağışçıları arasında Parti’nin ve Trump’ın ‘bireysel silahlanma”yı teşvik eden politikalarına baş kaldıranlar oldu. Bu bağışçılar silah satışına kontrol getirilmediği takdirde partiye artık çek yazmayacaklarını da duyurdular. (Yeni Şafak)