İHA’sı düşen Trump, İran karşısında diz çöktü

25 Haziran 2019 Salı, 00:35

ABD İran’a karşı başlattığı savaşta ilk raundu kaybetti. Artık bundan sonra ne İsrailli müttefiklerinin gözünde, ne de Körfez’deki Arap müttefiklerinin gözünde güven vermiyor. Trump, İran yapımı bir füze ile düşürülen Amerikan casus uçağı “Global Hawk”a yapılan saldırı karşısında beyaz bayrak kaldırmaya mecbur kaldı.

Trump’ın düşmanlarının gözünde yalancı, korkak ve kararsız bir görünüm kazanması süper güç olan Amerika açısından belki de en büyük kayıp oldu. Büyük ya da küçük asıl savaş başlamadan önce, Trump’ın İran’a saldırmayı planlamışken 10 dakika öncesinde saldırının orantısız bir saldırı olacağı gerekçesiyle iptal edildiğini açıklaması 10 yaşındaki bir çocuğu dahi ikna edemeyecek basit bir tiyatrodan başka bir şey olmadı. 

*

Amerika’nın yalanlar silsilesinin son durağı ise İran’ın düşürdüğü İHA’nın İran’ın hava sınırlarını ihlal etmediğini, uluslararası sahada uçmakta olduğunu iddia etmek oldu. Ancak İran ortaya koyduğu görüntüler ve delillerle açıkça “Siz yalancısınız, bu da kanıtı!” dedi.

Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de, Libya’da, Vietnam’da milyonlarca insanın ölümüne sebep olan Amerika ne zamandan beri insanların hayatta kalmasını önemsiyor ki, Trump askeri üsteki 150 İranlının ölümüne sebep olmamak adına saldırmaktan vazgeçti? Madem bu kadar hassastı, o halde neden açlıktan ölecek hale gelinceye kadar İranlıları ablukaya aldı?

İsrailli, Amerikalı ya da Arap analistlerin yorumlarını bir kenara bırakacak olursak, açıkça görülen bir gerçek var ki, İran uzunluğu 14 metreye ulaşan, irtifa seviyesi ise 4 metre olan bu uçağı düşürerek paha biçilmez bir siber casusluk servetini elinde bulundurduğunu göstermiş oldu. Görüntüleme cihazına dair en önemli ayrıntı “doğruluk payının yüksek olması”… Cihaz 20 km. yüksekliğe kadar görüntü alabiliyor ve sensör sistemleri daha önceden eşi benzeri görülmemiş bir donanıma ve gelişmişliğe sahip… Bu teknolojiyi yakın zamanda İran’ın Amerikalı muadillerini taklit ederek yaptığı güdümlü uçaklarda da göreceğiz. Tahran’ın bu hazineyi müttefiki olan Rusya, Çin ve Kuzey Kore’ye sunma ihtimalinin çok uzak olduğunu da düşünmüyoruz. Tüm bunların güzel gelişmeler olduğunu takdir etmekle birlikte İran’ın Afganistan sınırına doğru daha az ilerlediğini de söylemeliyiz.

Amerika’nın Tel Aviv ve Körfez ülkelerinin başkentlerindeki müttefikleri bu elim hadise üzerine taziyeleri kabul etmek için kapılarını açtılar. Söz konusu başkentlerdeki yetkililer bu çağda böyle bir başarı elde edileceği, Amerika’nın güç kullanarak İran’ı yerle bir etmesi sayesinde içlerine yayılmış olan “İranafobi” hastalığından ilelebet kurtulacakları için kutlama yapacaklarının heyecanıyla ellerini ovuşturuyorlardı.

Amerika ardı ardına felaketlerden felaketlere koşuyor. Dünyanın dört bir yanında müttefiki ya da dostu olmadan askeri savaşlardan ekonomik savaşlara sürükleniyor. Böylece hem kendisini hem de tüm dünyayı yıkım ve yok oluşa götürüyor. Çünkü yönetimini başarısız, sahte ve sığ tecrübelere sahip danışmanları olan, İsrail ve Körfez ülkeleri gibi korkak müttefikleri olan ağzı açık bir lidere teslim etmiş durumda…

İran Amerika’yı oyuna getirdi ve türlü manipülasyonlarla Amerika’ya üstün geldi. Yüksek askeri gücünü Amerika’dan gizledi ve ona karşı koymak için güzel bir hazırlık yaptı. Geçtiğimiz yıllar boyunca bunun için çalıştı. Buna mukabil Trump ise Körfez’deki müttefiklerinden haraç kesmekle uğraşırken Ortadoğu’daki tüm projelerinde bir bir başarısızlığa uğradı.

İran’ın en büyük oyunu Hürmüz Boğazını kapatması oldu. Bu sayede tüm planlarını gerçekleştirdi. Dünya ekonomisini tehdit eden savaşın fitilini buradan ateşledi. Petrolün fiyatını 300 doları aşacak şekilde artırdı. Yemen’deki müttefiklerine Abha ve Cazan Havaalimanları üzerinden Riyad’ın batısındaki Aramco’nun petrol pompalarını güdümlü uçaklarla vurmaları için kanatlı füzeler gönderdi.

Amerika’nın İHA’sını düşüren İran artık Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ihtiyaç duymuyor. Şimdiden sonra Amerika’nın yeni bir hata yapmasını ve böylece daha sert bir karşılık vermeyi bekliyor. İran’ın hedefleri Körfez sahillerinden işgal altındaki Filistin’e kadar uzuyor. Ne demek istediğimizi sizin hayal dünyanıza bırakıyoruz.

*

İran en iyi günlerini yaşıyor. Bu durum mevcut gücünden kaynaklandığı gibi, siyasi ve askeri projelerinden de kaynaklanıyor. Aynı zamanda yalan iddialar ortaya atan düşmanlarına karşı halkının büyük çoğunluğunun büyük bir zeka örneği ortaya koyarak, askeri ve psikolojik olarak Amerika’ya büyük bir ders veren yönetimin yanında durması da İran’a yetiyor.

Şunu çok iyi biliyoruz ki, Amerika 4.000 nükleer savaş başlığına, 10 adet uçak gemisine, milyonlarca askere, 6 adet filoya, yüzlerce savaş gemisine, binlerce uçağa sahip büyük bir süper güç… Ancak şunu da iyi biliyoruz ki, Amerika Vietnam’da, Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da yenildi ve İran’da da yenilecek! Ekonomisi çökecek. Amerikan dolarının hegemonyası bitecek. Askeri güç tüm önemine rağmen en kritik özellik değil… Asıl mesele o gücü kullanmaya karar verme iradesi ve direniş ekseni bu güce sahip… Önümüzdeki günlerde her şeyi göreceğiz. (Ray el-Yevm)