Hizbullah Cemaati'nden DÜ Olayları Açıklaması

Hizbullah Cemaati'nden DÜ Olayları Açıklaması

Hizbullah Cemaati, Dicle Üniversitesinde BDP/PKK'lıların Kutlu Doğum etkinliği düzenlemek isteyen öğrencilere saldırısıyla başlayan olaylar üzerine açıklamada bulundu. Açıklamada olayların tırmanmaması için çaba gösterenlere teşekkür edilirken KCK/PKK ve uzantılarına sert uyarılarda bulunuldu.

Hizbullah Cemaati Dicle Üniversitesinde Hz. Peygamberin (sav) dünyaya teşrifini kutlamak amacıyla etkinlik düzenlemek isteyen öğrencilere PKK/BDP'lilerin saldırısıyla başlayan olaylar ile ilgili açıklamada bulundu.

Açıklamada, KCK-PKK'nin; sistemle barışmak için canla başla çalıştığı bu günlerde, Kürdistanlı Müslümanlar ve onların örgütlü güçleri söz konusu olunca 90'lı yılların yalan, iftira ve itham edebiyatıyla sorumsuz ve tahrik edici bir açıklama yapması üzerine böyle bir beyanat verme ihtiyacı duyulduğu belirtildi.

Yaşanan olayların KCK-PKK'nin uzantısı olan unsurların saldırıları neticesinde geliştiğine dikkat çekilen açıklamada, bu olayların tek nedenin İslam ve Müslümanlara olan tahammülsüzlük olduğu ifade edildi.

Marksist düşünceye sahip şahıs ve kesimlerin kronikleşmiş İslam ve Müslüman düşmanlığının bu olaylardaki rolünün ve tahriklerinin çok açık bir şekilde ortada olduğunun vurgulandığı açıklamada, Hizbullah Cemaatinin hiçbir zaman çatışma taraftarı olmadığı ve halkı rahatsız edecek gerginlikleri istemediğine vurgu yapıldı.

İslam ve Müslümanları yok etmek amacıyla zor ve şiddeti dayatanların sadece kendilerini aldatıklarının belirtildiği açıklamada "Herkesi sağduyu ve aklıselime davet ediyoruz. Bütün bu ısrarlı çağrılarımıza rağmen istenmeyen gelişmeler olursa bundan hiçbir şekilde sorumlu olmayacağımızın bilinmesini isteriz." İfadeleri kullanıldı.

Hizbullah Cemaatinin hiçbir zaman çatışmanın taraftarı olmadığının ve bu tutumunu sürdürmeye sabırla devam edeceğinin belirtildiği açıklamada "Ancak varlığımıza ve İslami mücadelemize kasteden, inancımıza göre yaşamamıza tahammül etmeyenler de bu coğrafyada rahat bir şekilde yaşayamayacak ve varlığını sürdüremeyeceklerdir." denildi.

Hizbullah Cemaatinden basın kuruluşlarına mail olarak gönderilen bildiride şu ifadelere yer verildi:
"Son günlerde Dicle üniversitesinde yaşanan olayları ibretle ve sükûnetle izlemekteyiz. Olayın öğrenciler arasında yaşanan istenmeyen bir durum olduğunu düşünerek ve bu olayın sivil kuruluşlar arasında yaşanan diyaloglarla aşılacağını bekleyip yanlış anlaşılmaması ve başka tarafa çekilmemesi için bugüne kadar açıklama yapmadık.

Olaylar PKK/KCK ve uzantılarının saldırılarıyla gelişmiştir

Bu olayların tırmanmaması için çabalayan, samimi bir şekilde sağduyu çağrısı yapan, olaya tarafsız ve objektif yaklaşan herkese ve her kesime bu tutumları için teşekkür ediyoruz. Ayrıca bu olaylarda İslami değerlere yapılan saldırılardan dolayı tepki gösteren duyarlı Müslümanları da bu tavırlarından dolayı kutluyoruz.

Yaşanan olaylar; KCK-PKK'nin uzantısı olan unsurların saldırıları neticesinde gelişmiştir. Bu olayların tek nedeni İslam ve Müslümanlara olan tahammülsüzlüktür. Başka hiçbir nedeni yoktur ve halkımız bunun böyle olduğunu çok iyi bilmektedir.

Marksistlerin Kronikleşmiş İslam düşmanlığının olaylardaki rolü büyüktür
Tarihin çöplüğünde yerini alan Marksist düşünceye sahip şahıs ve kesimlerin kronikleşmiş İslam ve Müslüman düşmanlığının bu olaylardaki rolü ve tahrikleri çok açık bir şekilde ortadadır. Bu kesimlerin Kürt halkını ve haklarını savunma gibi bir dertleri yoktur. Bunların sadece köhnemiş ideolojileri doğrultusunda çırpındıklarını halkımız iyi bilmektedir.

KCK-PKK'nin; sistemle barışmak için canla başla çalıştığı bu günlerde, Kürdistanlı Müslümanlar ve onların örgütlü güçleri söz konusu olunca 90'lı yılların yalan, iftira ve itham edebiyatıyla sorumsuz ve tahrik edici bir açıklama yapması üzerine böyle bir beyanat verme ihtiyacı doğdu.

Tarihten ders ve ibret alınsaydı tarih tekerrür etmezdi. Öyle görünüyor ki bazı beyinsiz unsurlar söylem ve eylemleriyle 90'lı yılların yeniden tekerrür etmesine bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde hizmet etmektedirler.

"İslam'ı ve Müslümanları yok etmek için şiddet kullananlar kendilerini aldatmışlardır"
Bugüne kadar İslam ve Müslümanların varlığına tahammül etmeyen ve yok etmek amacıyla zor ve şiddeti dayatan tarafların hiç biri bu girişimlerinden bir fayda görmediler. Bundan sonra da zor ve şiddetle bir yere varacaklarını ve bizi sahneden silebileceklerini düşünüyorlarsa sadece kendilerini aldatıyorlar. Bu onların ham hayalinden başka bir şey değildir.

"Varlığımıza tahammül edemeyenler bu coğrafyada varlığını sürdüremeyecektir…"
Dost düşman herkes şunu çok iyi bilsin ki biz hiç bir zaman çatışma taraftarı olmadık ve olmayacağız. Sabır ve tahammülümüzü son sınırına kadar zorlayıp bu tutumumuzu sürdürmeye devam edeceğiz. Ancak varlığımıza ve İslami mücadelemize kasteden, inancımıza göre yaşamamıza tahammül etmeyenler de bu coğrafyada rahat bir şekilde yaşayamayacak ve varlığını sürdüremeyeceklerdir.

Bu süreci alevlendirmek ve gerginlikleri tırmandırmak amacıyla karanlık güçler veya kontrol dışı hareket eden bazı unsurlar, gelişen bu durumdan istifade edip provokasyonlara yelteneceklerdir. Özellikle KCK-PKK'nın beyanatları ve hele son açıklaması bu provokasyonlara zemin hazırlar niteliktedir.

"Herkesi sağduyu ve aklıselime davet ediyoruz"
Önemine binaen şu hususu altını çizerek tekrarlamak isteriz ki; biz çatışma taraftarı olmadığımız gibi en ufak bir gerginliğin yaşanmasını ve halkımızın rahatsız olmasını istemeyiz. Herkesi sağduyu ve aklıselime davet ediyoruz. Bütün bu ısrarlı çağrılarımıza rağmen istenmeyen gelişmeler olursa bundan hiçbir şekilde sorumlu olmayacağımızın bilinmesini isteriz.

"Süreci açık ve şeffaf bir şekilde halkımızla paylaşacağız"
Bilgilendirme ve olayları halkımızla paylaşma açısından zaman 90'lı yıllar devri değildir ve Hizbullah o dönemin şartlarına göre hareket etmeyecektir. Yaşanan ve yaşanacak süreci çok açık ve şeffaf bir şekilde halkımızla paylaşacağımızın bilinmesini isteriz." (İLKHA)